Alerjik Hastalıklar Akciğer Hastalıkları Tedavi Yöntemleri Dr.Dursun Kimdir? Uzmana Sorun İletişim
Bilgi Bankası Sitede Ara Anlaşmalı Kurumlar

Astım nedir?

  • Astım, tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen kronik bir hastalıktır.
  • Ülkemizde yaklaşık her100 erişkinden 5-7’sinde, her 100 çocuktan 13-15’inde görülmektedir.
  • Her yaştan bireyi etkileyebilen, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen, kontrol altına alınamadığında ise günlük aktiviteleri ciddi olarak kısıtlayabilen kronik (müzmin) bir hastalıktır.
  • Astım
    • Hava yollarının mikrobik olmayan iltihabıdır.
    • Hava yollarında daralmaya neden olur.
    • Ataklar (krizler) halinde gelir.

Astım belirtileri nelerdir?

  • Öksürük(genellikle kuru) nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi astım belirtileridir.
  • Bu belirtilerin tekrarlayıcı karakterde olması tipiktir.
  • Özellikle gece veya sabah karşı ortaya çıkar.
  • Kendiliğinde veya ilaçlarla düzelir.

Astım için risk faktörleri nelerdir?

Astım hastalığının ortaya çıkmasında rol oynayan etkenlere risk faktörleri denir. Toplumda, astımın niçin bazı kişilerde ortaya çıktığı, bazılarında ise görülmediği bu risk faktörleri ile açıklanabilmektedir. Bu faktörler, kişisel ve çevresel olabilirler:

a) Kişisel risk faktörleri: Kalıtım (genetik yapı, irsiyet), cinsiyet ve şişmanlık gibi bireyin kendisine ve ailesine ait faktörlerdir.

b) Çevresel risk faktörleri: Çevremizde bulunan ve sık karşılaştığımız bazı etkenler, genetik olarak yatkın olan kişilerde astımın ortaya çıkmasında ve hastalığın ağırlığı üzerinde önemli rol oynarlar. Bu faktörler aşağıda beliritlmiştir.

  • Ev tozları, polenler, küf mantarları gibi havayoluyla gelen allerjenler
  • Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları,
  • Mesleksel uyaranlar (çiftçilik, kuaför, boyacılık, marangoz, temizlik ileri, plastik üretimi vb)
  • Sigara dumanı (gebelikte sigara içen annelerin çocuklarında ilk 1 yıl içinde hışıltılı solunum gelişme riski 4 kat fazla)
  • İlaçlar,
  • Ev içi/dışı hava kirliliği
  • Beslenme

Astım için tetikleyici faktörler nelerdir?

Doğru tedavi ile astımlı hastaların hemen hiç yakınması olmaz, ancak zaman zaman, karşılaştıkları bazı çevresel etkenler; nefesdarlığı, öksürük, hışıltılı solunum gibi belirtilerin tekrar ortaya çıkmasına neden olur. İşte belirtileri ortaya çıkaran bu etkenlere tetikleyiciler denir. Astım belirtilerini tetikleyen faktörler her hasta için farklı olabilir. Bu nedenle hastalar kendilerini rahatsız eden bu etkenleri iyi bilmeli ve mümkün olduğunca onlardan uzak durmalıdır.

Astımda sık görülen tetikleyiciler şunlardır:

  • Allerjenler; çevremizde bol miktarda bulunan, genellikle zararsız olan, ancak duyarlı kişilerde sorunlara neden olabilen maddelerdir. Astımı olan herkesin allerjik, allerjisi olan herkesin de astımlı olması gerekmez. Çocuklarda astımın %80’i allerjik iken, erişkinlerde bu oran %50 civarındadır. Evde ya da dışarıda birçok allerjen astım atağını başlatabilir.

  • Bunlardan önemli olanları:
    • Polenler
    • Ev tozu akarları
    • Küf mantarı sporları
    • Hamamböceği
    • Hayvan tüyleri
    • Bazı besinler: süt, yumurta, fıstık, balık, buğday, soya gibi...

  • Astımlı kişilerde ise solunum yolu enfeksiyonlarının astım ataklarını tetiklediği bilinmektedir. Astımlı bireylerde basit bir grip, nefes darlığına yol açabilmektedir.
  • Gerek çocukluk çağında gerekse erişkin dönemde sigara dumanına maruziyetin astım belirtilerinin ortaya çıkmasını tetiklediği bilinmektedir.
  • Astımlıların yaklaşık %10’unda bazı ilaçlar önemli rol oynamaktadır. Yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, kalp ritm bozuklukları, migren, göz tansiyonu (glokom) için kullanılan bazı ilaçlar en bilinenleridir. Bazı duyarlı bireylerde de ameliyatlarda kullanılan anestezik maddeler, aspirin ve benzeri ağrı kesici ve romatizma ilaçları, röntgen incelemeleri sırasında kullanılan bazı ilaçlar astım belirtilerinin ortaya çıkmasına veya ağırlaşmasına neden olmaktadır.
  • Astım atakları, hava kirliliği artışı ile birlikte artmaktadır. Sadece dış ortam hava kirliliği değil, ev içi hava kirliliğine yol açan maddeler (sigara dumanı, ısıtma veya soğutma için kullanılan yakıtların dumanı, küf, hamamböceği) için de aynı durum söz konusudur.
  • Allerjik bireylerde allerjen özellikteki bazı besin maddeleri (balık, kabuklu deniz ürünleri, kuruyemiş, yumurta, süt, muz vb), diğer allerjik belirtiler yanı sıra astım ataklarını da tetikleyebilmektedirler. Aşırı hassas bireylerde besin maddesinin kokusu bile astım atağını uyarabilir. Erişkinlerde besin maddelerinin astımı tetiklemesi daha nadirdir.
  • Gastroözofagiyal reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışıdır. Genellikle gazla beraber, ağıza ekşi-acı mide sularının gelmesi şeklinde belirti verir. Geri kaçan asitli mide sıvısı refleks olarak hava yollarında daralmaya, öksürüğe, astım belirtilerinin artışına, göğüs kemiği altında ağrı, yanma ve baskı hissine neden olur. Bazen belirtiler çok sessiz olup hasta tarafından hissedilmeyebilir. Bazen de yanlışlıkla astım zannedilebilir.
  • Stres ve duygusal değişiklikler de astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Aşırı gülmek, ağlamak, o anda sık ve derin nefes almalara neden olarak hava yollarını uyarabilir. Huzursuzluk ve sinirlenme de astım belirtilerini tetikleyebilir.
  • Egzersiz yani fiziksel aktivite, tedavi altında olmayan astımlılarda diğer tetikleyicilerle birlikte olabileceği gibi, bazen de tek başına astım belirtilerini tetikleyebilmektedir.
  • Allerjik nezle, sinüzit, nazal polip gibi kronik üst solunum yolu hastalıkları uygun tedavi edilmediğinde astım belirtilerini tetikleyebilir.

Astım tanısı nasıl konur?

Her hastalıkta olduğu gibi kişiyi hekime götüren belirtiler ve kişiye ait tıbbi öykü, tanı aşamasının ilk basamağını oluşturmaktadır. Öyküde neler önemlidir?

  • Belirtilerin (öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi, hışıltılı solunum) tekrarlayıcı olması,
  • Ataklar dışında bireyin kendini iyi hissetmesi,
  • Belirtilerin özellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkması,
  • Kişiye özgü allerjen ya da irritanlar ile belirtilerin ortaya çıkması,
  • Egzersiz sonrası öksürük ya da hışıltılı solunum olması
  • Soğuk algınlığının “göğsüne iniyor” olması, belirtileri artırıyor olması,
  • Belirtilerin kendiliğinden ya da uygun astım tedavisi ile düzelmesi,
  • Ailesinde astım veya allerjik hastalık öyküsünün bulunması.
Bu yakınmalar ile gelen hastada muayene bulguları tamamen normal olabilir. Çünkü astım, hastalık özelliği nedeni ile ataklar halinde seyreder ve bireyin aktif yakınmalarının olmadığı dönemlerde bulgu vermeyebilir.

Astım tanısının kesin konmasını sağlayacak herhangi bir kan tahlili yoktur.

Röntgen bulguları genellikle normaldir. Yine de benzer belirti verebilecek başka hastalıklardan ayırımı için başlangıçta akciğer röntgeninin çekilmesi şarttır.

Günümüzde astım tanısı için kullanılan en önemli tetkik solunum fonksiyon testleridir. Solunum fonksiyonu ölçüm cihazları ile nefes ölçümleri (ilaçlı-ilaçsız) yapılarak tanı kesinleşebilir ve hastalığın ağırlığı belirlenebilir. Soluk verme hızını ölçen basit taşınabilir cihazlarla (PEF metre) yapılan günlük ölçümlerin uzun süreli takibi ve değerlendirilmesi de tanıyı koymada yardımcıdır.

Gerekli görüldüğü durumlarda, astım belirtilerine yol açan allerjen kaynaklı tetikleyici faktörlerin belirlenmesine yardım etmek amacıyla allerjik deri testleri yapılabilir. Basit ve hızla uygulanabilen deri testlerinin usulüne uygun yapılması ve değerlendirilmesi çok önemlidir; aksi takdirde yanlış yönlendirmelere neden olabilir.

Astım nasıl tedavi edilir?

Tedaviden Beklentiler Nelerdir?

  • Belirtileri kontrol altına almak ve bunu sürdürmek,
  • Egzersiz dâhil normal aktivite düzeyini sürdürmek,
  • Akciğer fonksiyonlarını olabildiğince normale yakın düzeylerde tutmak,
  • Astım ataklarını önlemek,
  • Astım ilaçlarının istenmeyen etkilerini önlemek.
Bu hedeflere ulaşabilmek için;

  • Hasta/hekim işbirliğinin geliştirilmesi,
  • Tetikleyici faktörlere maruziyetin tanımlanması ve azaltılması,
  • Astımın iyi değerlendirilmesi ve tedavisi, eşlik eden hastalıkların ortaya konması ve tedavisi, tıbbi tedavinin iyi izlenmesi gerekmektedir.
Tedavide Kullanılan İlaçlar Nelerdir?

Astımın temelde bir havayolu hastalığı olması nedeniyle, kullanılan ilaçların birçoğu inhalasyon ile verilir. İlaç, doğrudan hasta olan bölgeye yani hava yollarına gider. Böylece çok küçük dozlarda bile yarar elde edilirken yan etkiler de en aza indirilmiş olur.

Astımda ilaç tedavisinin mantığı hastaların
  • Kontrol edici ilaçları yakınmaları olmasa bile düzenli ve sürekli kullanmaları,
  • Rahatlatıcı ilaçları ise sadece yakınmaları (öksürük, nefes darlığı, hışıltılı solunum) olduğu durumlarda kullanıp, olmadığı zamanlarda kullanmaması temeline oturmaktadır.
Astımda hastalığın şiddetine göre hangi ilaçların hangi dozda ve ne sıklıkta kullanılacağı takip eden hekim tarafından ayarlanmalı, her kontrolde hastanın yakınmalarına göre tedavi planı gözden geçirilerek gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Kontrol edici ilaçlar: Astım tedavisinin asıl ilaçlarıdır. Bunlar hava yollarındaki mikrobik olmayan iltihabı kontrol altına alırlar. Bu ilaçlar hemen hastayı rahatlatmaz, dolayısıyla kısa dönemde hastalar bunların etkilerini fark etmezler, ancak uzun dönem düzenli kullanıldığında yararını görürler.
Bu grup ilaçlar; kortizon içeren ilaçlar, lökotrien sistemini etkileyen ilaçlar, uzun etkili beta agonistler, teofilin ve anti-IgE ‘dir.

Rahatlatıcı ilaçlar: Kullanıldığında hızla etki ederek hava yolundaki kasları gevşeten ve buna bağlı belirtileri (nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi) gideren ve hastalığın ağırlığına göre düzenli ya da sadece gereğinde kullanılan ilaçlardır.
Bu grup ilaçlar; beta agonistler, antikolinerjik ilaçlar ve teofilindir.

İlaçlar nasıl uygulanır? Astım hastalarının ilaçlarını düzenli ve uygun şekilde kullanmaları ilaç tedavisinin en önemli basamağıdır. Kullanılan cihazın özelliğine göre solunum yoluyla alınan ilacın ancak %10-30’u akciğere gitmektedir. İlacın geriye kalanı ağız ve midede emilmekte ve havada kaybolmaktadır. Bu nedenle cihazı doğru kullanarak, ilacın en yüksek düzeyde alınması amaçlanmalıdır. Hastalar zamanla yanlış kullanım teknikleri geliştirebilirler. Bu nedenle, her kontrolde ilacı nasıl kullandıkları kontrol edilmelidir.

Allerjene özgü immünoterapi (Aşı tedavisi)

  • Aşı tedavisi, astımda ilk tercih edilen tedavi yöntemi değildir.
  • Astımlı hastaların çok küçük bir grubunda aşı uygulanabilir ve her hasta aşı tedavisinden yarar görmez. Astımı, bilinen ve saptanan bir allerjen ile ortaya çıkan, tüm önlemlere ve uygun tedaviye rağmen düzelmeyen hastalarda aşı tedavisi alternatif bir seçenek olarak düşünülebilir.
  • Tedavi esnasında ciddi yan etkilerin gelişme riski olduğundan, sadece allerji uzmanları tarafından hasta değerlendirildikten sonra bu konuda deneyimli merkezlerde eğitimli personel tarafından uygulanmalıdır.

Astım tedavisi nasıl takip edilir?

Hipertansiyon, şeker hastalığı gibi astımlı hastalar da düzenli olarak hekim tarafından izlenmelidirler.

Ne sıklıkta doktora başvurulmalıdır?

Muayene ve değerlendirmelerin sıklığı astımın başlangıçtaki şiddetine göre değişir. Tipik olarak hastalar ilk tedavi başlandıktan sonra 1-3 ay arasında ve daha sonra her 3-4 ayda bir değerlendirilmelidir. Ancak astım atağı geçiren hastalarda bu takip değerlendirmeleri yine hastanın durumuna göre ve daha sık olmalıdır.

Astım kontrolü nasıl değerlendirilir?

Astımın kontrol altında olması demek hastanın hiç şikayetinin olmaması, solunum fonksiyonlarının normal olması ve günlük yaşamını normal sürdürmesi, yani sağlıklı bir birey gibi yaşaması demektir.

Özel durumlar nelerdir?

Gebelik, ameliyat ve egzersiz için astımlı hasta mutlaka hekimi ile görüşmelidir.

Astım Alerji Merkezi
Tüm hakları saklıdır. © 2010
Astım - Alerjik Hastalıklar - Astım Alerji Merkezi | Doç.Dr.Berna Dursun